Âşık Mustafa Taşkaya

Âşık Mustafa TAŞKAYA

Hayatı ve Biyografisi

01.04.1959 Tarihinde Yozgat Sorgun Akocak köyünde dünyaya geldim. Rençper bir ailenin oğluyum. Müzik hayatım küçük yaşta dinlediğim âşıkların plaklarından ilham alarak başladım. O zamanlar plak dönemiydi şimdi ise kaset dönemiydi. Saz çalmayı köyümüzde ‘Şehit Cafer’ isimli ağabeyden öğrendim. Sazımı sözümü ilerletebilmem için 1973 yılında Ankara ya geldiğimde Reyhan konser bürosu vardı orada saz kursuna yazıldım. Saz kursuna fazla devam etmedim. Oraya gittiğim yıllarda aşık reyhani ve Murat Çobanın oğlu ile tanıştım ve onlardan çok destek gördüm. Ve en çokta rahmetli Abdullah Papur ve Ali Kızıl tuğdan çok etkilenmişimdir. İlk önceleri onların türkülerini çalıp söylemeye başladım. Daha sonra kendi eserlerimi söylemeye başladım. 1981 senesinde bir derginin açmış olduğu Altın mikrofon ses yarışmasında imtihana girdim. Ve kaset yapma şansı yakaladım. Şu ana kadar 20 adet kasetim ve 350 adet eser yaptım. Âşık haşimi ve Şekip şahadoğru âşıklarla kaset yaptım. Özel bir şirkette çalışmaktayım. Evli Merve ve Arzu isminde iki kızım var. Başka bir firmanın açtığı bir dava yüzünden 5 yıldır kaset yapamadım. Şimdilik dava sonuçlandı. Hiçbir firma ile anlaşma yapamadım. Pek yakında bütün şiirlerimi bir kitapta toplayacağım. Halen Ankara da ikamet etmekteyim Bu siteyi kuran kardeşlerime saygılar sunuyorum. Gözlerinizden öpüyorum.

 

SAYGILARIMLA

Âşık Mustafa TAŞKAYA

 

Âşık Mustafa Taşkaya SUNAM

 


Âşık Mustafa Taşkaya Şiirleri

 

Etme Avrat

 

 

 

Ah şu zalim gurbet çıktı çıkalı,

Şehre göçelim derdin sen avrat,

Böyle köyde hayat geçmez diyerek

Başımın etini yedin sen avrat.

 

Avrat inat etti geldim şehre,

Bal gibi yemeğim döndü zehire,

Dedim bir müşteri buldum ahıra,

Evleri de hemen sat dedin avrat,

 

Dedi gidek sende olun kapıcı,

Komşular kapıştı tahtayı sacı,

Sonra dargın kalır kardeşler bacı,

Evlerime baykuş kondurdun avrat.

 

Okumuşluğum yok işte giremem,

Dedim dairelere hesap veremem,

Yavrularım pek çok sizi göremem,

Bende çalışırım dedin sen avrat,

 

Birde kızım var 14 yaşında,

Onunda aşk yeli eser başında,

Cebimde tım tıkır ayın başında,

Borçluya boynumu büktürdün avrat.

 

Sabaha giden gelir gece yarısı,

Dedi beni açar çiğdem sarısı,

Herkes söyler filancanın karısı,

Bunları yüzüme söylettin avrat.

 

Yozgatlı Mustafa yazdı destanı

Giymem diyor yamaklı fistanı,

Kıraç koydun bahçem ile bostanı,

Bağlarıma sel uğrattın sen avrat.
Âşık Mustafa Taşkaya


 

Unutmam

 

Bilalik köyünde geçen günlerim

Unutmamda kara gözlüm unutmam.

Orda geçti o çocukluk yıllarım,

Unutmamda kara gözlüm unutmam.

 

Sergi serer dam başında yatardık,

Çiğdem eşer bacalardan atardık,

Dene çalar kokuluya satardık,

Unutmam o günleri unutmam,

 

Yaylalara gider koyun güderdik,

Çoluk çocuk hep beraber giderdik,

Anam gilik yapar bizlere de yerdik,

Unutmam o günleri unutmam.

 

Mustafam gurbette hallerim yaman,

Gastalın başında kalmadı duman,

Şalvar bulamazdık giyerdik tuman,
Unutmamda o günleri unutmam.

Âşık Mustafa Taşkaya